HORON’UN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜ
Türkler, tarihin çeşitli zamanlarında, doğudan batıya doğru göç etmişler göç ettikleri yerleri yurt edindikleri gibi oralara örf-adetini ve kültürünü götürmüşler ve nesilden nesile kültür aktarımını sağlamışlardır.
Anadolu coğrafyasında özellikle, Karadeniz Bölgesinde yaşayan halkın, oyun kültüründe Horon ile karşılaşmaktayız. Horon özellikle kemençe, davul-zurna, tulum ve bazı yörelerde kaval ve bağlama ile de oynanan çok hareketli, belirli kuralları olan eğlenceli bir oyun olup en az iki kişinin oynadığı bir oyundur.İklime göre yörelerde horonun hareketli olduğu gözlenmiştir. Horon figürlerinin birçok çeşitleri bulunmaktadır. Horonlar oynanış özelliklerine, tempolarına, figürlerine göre öncelikle ağır horonlar ve sert horonlar diye ikiye ayrılır`.Ağır horonlar, düz horon, yenlik horon, rahat horon, atlama horonu, al aşağı horon, kara horon, millet horonu, üç ayak horonu gibi isimlerle adlandırılır. Yorucu olmayan ağır horonlar hafif tempoda saatlerce oynayabilir.

Horonda sıkıca tutulan eller, birliği, yiğitliği ve mertliği sembolize eder.
Horonda sıkıca tutulan eller göğe kalkar ve birlikteliğin sonsuza kadar süreceğini, yere vurulan ayaklar ile, bu birlikteliğin yer ve gök arasında perçinlendiğini ifade eder.
11 Eylül 1922 tarihinde düşmanın Anadoludan kovulması, büyük zaferin çoşkuları yaşanıyordu. Tüfekleri ile gelen Karadenizli bir gurup gönüllü askerler bu zaferi kurdukları horon halkası ile doyasıya kutlamışlardır. Karadenizliler kemençe sesini duyduğunda o horon halkasına eklenmek ister.

Ülkemiz jeopolitik olarak güzel bir konumda olmakla birlikte, maalesef hedef alınan bir noktadadır. Dolayısı ile horon halkalarında simgelediğimiz birlik ve beraberlik duygusunu yitirmeden dost görünümlü düşmanlarımıza karşı birlik olmaya devam etmeliyiz.
Bu devlet atalarımızdan bizlere emanet edilmiştir tüm varlıklarıyla, kültürüyle ve korumak, yüceltmek, yaşatmak bizlerin asli görevidir.
Birlikteliğimiz her zaman daim olsun, sevgi ve saygılarımla
Zafer SIBIÇ